AYRICA; CHP neden eylemleri bitirmek istiyor?
- İmamoğlu'nu kim kullanıyor?-
Soruşturmanın ana muhatabı İmamoğlu. O nedenle İmamoğlu CHP'yi ve tüm muhalifleri kullanmak için tüm tuşlara bastı. Hatta her türlü eylem, protesto, boykot, ittifak süreçlerinin kendi lehine olmasını temenni ediyor. Buna ekonomiye zarar verecek ve can kaybı dahil her türlü kargaşa dahil. Fakat gün geçtikçe Özgür Özel ve CHP içindeki bir ekibin başka planı var.
Özgür Özel bir yandan sürekli İmamoğlu'nu övüyor; öte yandan "İBB'ye kayyum riski kalmadı. amaç hasıl oldu; Yeni bir sürece girdik; artık meydan protestolarına son veriyoruz." anonsu geçiyor. Saraçhanede iftar programı, eğlence ( Temaşa-i Ramazan) moduna geçiliyor; Bayrama 2 gün kala!...
Özel süreci sokaktan çıkarıp "Miting"e doğru evriltmek istiyor. Bu şu soruyu getiriyor: " İmamoğlu'nun kimleri kullanmak istediğini sokakta gördük. Peki İmamoğlu'nu kullanıp bütün düğmelere basan başta CHP olmak üzere hangi adresler var?
Örneğin Eğitim-Sen öğretmen üyelerine "Derse girmeyin!" çağrısı yaptı. Yani açıktan devlet kurumlarını da "SOKAK" projesinin parçası olmaya çağırdı. Yani erken seçim bile değil hükümeti devirmeye yönelik sokak kaosunun devam etmesini talep etti. Savcı Eğitim-Sen yönetimine soruşturma açtı. Bu sadece bir örnek. İmamoğlu'nun tutuklanmasını "kullanarak" ekonomiye operasyon yapan çevreler ve ilgili küresel adresleri de hatırlatalım.
Bir de "Konu önemli değil; hükümet ve hatta devlet ve de topluma ( muhafazakar kesim kastediliyor) karşı kinimiz var!" diyen hastalıklı bir kitle var. Israrla din düşmanlığını sergilemek, dini sembolleri aşağılama yöntemlerine başvuran. Mesela Ezan okunduğunda ıslık çalma, gürültü çıkarma ve hakaretlere başlama; veya dini mekanlara yönelik tacizde ısrar etmek. CHP'nin tarihi boyunca sokak çağrısı olup da; bu kesimin en önde olmadığı örnek yok. Marjinal ve CHP'nin hep kullanıp attığı bir kesimdir. Zaten CHP-Din arasındaki "şüpheli sicil" hep bu öndeki örgütlerin tavrı ve CHP'nin sessiz desteği olmuştur.
Şimdi... Gelin beraber İmamoğlu'nu kullanacak/kullanan isim ve çevreleri deşifre edelim.
1) CHP YÖNETİMİ. İmamoğlu'nun arkasında durarak; fakat her fırsatta İmamoğlu'nu kendi çıkarları için kullanan ilk adres bizzat CHP tüzel kişiliği ve üst yönetimidir. İmamoğlu'na yönelik soruşturma kapsamında çıkar-usulsüz-kamu zararı v.b. nitelikte "PARA TRANSFERLERİ" listesinde CHP yönetiminde bir çok isim de var. O nedenle bu isimler "Konu Devlet ile İmamoğlu arasında" zeminini hızla örgütlemek istiyorlar/mecburlar. O nedenle SOKAK GÖSTERİLERİ yerine hızla CHP mitinglerine ve muhalefet partileriyle dayanışma açıklamalarına hızla yönelmek istiyorlar.
2) CHP İÇİNDE UZLAŞMA GÖRÜŞMELERİ: İmamoğlu'nu deyim yerindeyse "İspiyonlayan" ve/veya "Gammazlayan" kişiler, çevreler bizzat CHP içinden ve daha çok Özel'in genel başkanı olması sonrası harcanan, dışlanan kişiler, çevreler. Hatta "Kılıçdaroğlu geri döner mi?" bile gündemleşti. O nedenle CHP acilen içerideki karşıtlanmayı durdurmak zorunda. CHP İmamoğlu'nu savunmak adına CHP'deki bölünmeyi derinleştirmek istemiyor. Özel bu süreci kendi lehine çevirmek istiyor; Çünkü genel başkanlığını CHP liderliğine çevirme fırsatı yakaladı; hatta şartlar olgunlaşırsa "Ne yapalım; İmamoğlu yasaklı! Aday olmak zorunda kaldım!" diyerek önünü siyaseten açma peşinde. Dolayısıyla "Özelci" kadrosu İmamoğlu'nu "Maske" olarak kullanacak.
3) KILIÇDARĞLU: CHP içinde hiçbir gelişme yok ki; Kılıçdaroğlu'nun parmağı olmasın. Dolayısıyla "Kurultay" dokusu bozuldu. "Hançerlendim!" dedi. Kastı Özel'di öncelikle. Çünkü İmamoğlu'nu İBB adayı yapan o. Hançeri ilk sokan İmamoğlu olsa da; Eli hançer kabzasında iken yakalanan Özel. Dolayısıyla hem İmamoğlu hem Kılıçdaroğlu gerilimini kullanacak CHP örgütündeki lobiler aktifleşti.
4) MUHALEFET PARTİLERİ. İmamoğlu'ndan en fazla rahatsız olanlar diğer Muhalefet partilerin liderleridir. Hatta muhalif seçmen de İmamoğlu'ndan haz etmez. Daha açık ifade kullanalım: Muhalefetteki partilerin lideri ve seçmeni Kılıçdaroğlu'nu İmamoğlu'na tercih ederler. Hatta Özel'i bile tercih ederler. O nedenle diğer Muhalefet Partilerinin liderleri İmamoğlu'nu bahane ederek bazı siyasi kazanımların peşine düşecekler. Fakat "İki ucu..." durumu var. Bulaşmadan bu sopayı kullanmak özel bir "Politik cambazlık" gerektiriyor.
5) İKTİDAR. Kuşkusuz soruşturmayı yöneten Devlet/Yargı olsa da; İktidar sürecin siyaseten eş-aktif diğer adresi. Dolayısıyla İmamoğlu üzerinden bazı siyasi kazanımlar ( Erken seçim şartlarını yönetmek gibi ) ve diğer iç politika kontrolü için kaldıraç kılmak gibi... bazı kazanımları kollayacaktır. Hatta bence Özel-Erdoğan arasında "hayalet iletişim" bile devrededir. İddiam şudur: Özel genel başkan olduğu günden beri bu "Hayalet ilişki" var. İlk temas şuydu "Suriye'de kritik konular var; Normalleşme adı altında iç uyum görüntüsü verelim dünyaya!" gibi. Özel uyum göstermiş ve "Erken seçim gündemimiz yok! Yerelde sorumluluk aldık, hizmet edip iktidara yürüyeceğiz!" demişti. İmamoğlu bu "Özel tezgah"ı görünce ön seçimle kendi adaylığını zorladı. Özel'in sokak hareketlerini siyasi mitinglere yönelme kararı da bu "hayalet ilişki" kapsamında. Kuşkusuz bu "hayalet ilişki" çatallı; Bir de ABD/NATO ile hayalet ilişki seçeneği de devrede.
6) MUHALİF MEDYA. İmamoğlu'nu başından beri sömüren medya kuruluşları var. Özel açıkça ilan etti; Halk TV, Sözcü, Tele-1... diye. Hatta İktidar yandaşı medyaları ve reklam veren firmaları tehdit edip boykot çağrısı yaptı. Ancak Halk TV, Sözcü, Tele-1... medya kuruluşları CHP Belediyelerinden beslendiği için süreç içinde soruşturma kapsamına alınma ihtimali yüksek. O nedenle Özel "Bunlara dokunanın; alnını karışlarım!" dedi. Demek istediği şu. "Artık ban hizmet edeceksiniz!...".
7) KÜRESEL GÜÇLER VE ERDOĞAN DÜŞMANLARI İTTİFAKI
Burayı detaylandırmaya gerek yok. "Mesele İmamoğlu değil! Anlamadın mı?" diyen "İstikrarasız Türkiye" hesabı yapanlarla kendi çıkarlarını kollayan çevrelerin iş birliği; İmamoğlu'nu tepe tepe kullanacaktır.
Sonuç olarak; Özgür Özel "Maltepe'de Miting süreci başlamıştır!..." diyerek; "İmamoğlu'nu kullanma sürecini başlatıyorum!" çağrısını yapmıştı.
Ancak İmamoğlu ki; Devleti dolandırma cesareti olan; Toplumu kendine hizmet ettirme kurnazlığı olan biri iken; kendisine ihanet edilirse; içeride tek başına yatmaz!
Zaten sloganı neydi: "Tek başına olmaz!...".