7. Bölüm; Yaptığınız İşi Görücüye Çıkarmak: burada iki olgu tartışılır:
Taslakların Paylaşılması: Taslaklarınızı meslektaşlarınız ve arkadaşlarınızla paylaşarak geri bildirim alabilirsiniz. (sayfa 159-161)
Yayımlama Süreci: Yayınlamak, yazının son aşamasıdır. Bu süreçteki reddedilmelere hazırlıklı olunmalıdır. (sayfa 163-165)
Yazma süreci yalnızca metnin oluşturulmasıyla bitmez; aynı zamanda yazının yayımlanması ve başkalarına sunulması gerekir. Bu bölümde Becker, yazının başkaları tarafından nasıl değerlendirildiğini ve bu sürecin yazara olan etkilerini ele alır. Yazar, yazısını başkalarına sunduğunda toplumsal kabul için bir fırsat yaratır. Yazının yayımlanması, yazara toplumsal onay sağlar ve yazının akademik alanda kabul edilmesini sağlar.
Becker, yazının yayımlanması ve başkalarına gösterilmesinin, yazarı sosyal ve akademik anlamda şekillendiren bir süreç olduğunu vurgular. Yazının alacağı geri bildirimler, yazarın profesyonel gelişimi için önemlidir. Yazar, yazısının başkaları tarafından kabul edilmesi ve ödüllendirilmesi için çaba gösterir.
8. Bölüm; Literatür Karşısında Dehşete Düşmek: Becker, akademik yazının temel parçalarından biri olan literatür taramasını tartışır:
Kaynakların Kullanımı: Literatürü doğru kullanmak, yazıyı destekler ve geliştirilmesine katkı sağlar. (sayfa 175-177)
Yaratıcılığı Koruma: Literatüre çok fazla odaklanmak, yazarın kendi sesini kaybetmesine neden olabilir. (sayfa 179-181)
Yazı yazarken, literatürle karşılaşmak yazara büyük bir kaygı yaratabilir. Yazar, kendi yazısının literatürle ne kadar örtüştüğünü, ne kadar yenilikçi olduğunu sorgular. Literatür, yazının doğruluğunu ve geçerliliğini test etmek için kullanılır, ancak bu da yazarı eleştirilerle karşı karşıya bırakabilir. Becker, literatür karşısında duyulan bu korkunun, yazı sürecini nasıl engellediğini ve yazarın özgün sesini bulmasını zorlaştırdığını vurgular.
Literatür, yazarın kendisini doğrulamak ya da reddetmek için kullanılır, ancak aynı zamanda yazının yazarı nasıl şekillendirdiği üzerinde de etkili olur. Bu bölümde, literatürle yüzleşmenin yazara nasıl bir baskı oluşturduğunu ve yazı sürecini nasıl etkilediğini inceler.
9. Bölüm; Bilgisayarla Yazmak: Becker, teknolojinin yazma sürecine etkilerini tartışır:
Teknolojik Araçlar: Bilgisayarların yazıyı düzenleme ve düzeltme sürecindeki rolü büyüktür. (sayfa 191-193)
Odaklanma: Teknoloji dikkat dağıtıcı olabilir; yazma sırasında disiplinli kalmak önemlidir. (sayfa 195-196)
Teknolojinin yazma sürecindeki rolü giderek artmıştır. Bilgisayarlar, yazı yazmayı hızlandırırken, aynı zamanda yazının biçiminde de değişiklikler yaratmaktadır. Becker, bilgisayar kullanımının yazma sürecine olan etkisini ele alır. Yazının dijital ortamda üretilmesi, yazıların daha hızlı düzenlenmesini sağlasa da, aynı zamanda yazının biçimi üzerinde de belirli sınırlamalar yaratabilir. Dijital yazım, yazarlara hız kazandırırken, yazının içerik ve biçiminde de farklılaşmalar yaratabilir. Becker, yazma sürecinde dijital teknolojilerin sağladığı kolaylıkları ve zorlukları ele alır.
10. Bölüm; Son Söz: Becker, yazmayı bir toplumsal organizasyon sorunu olarak görmenin yazma süreçlerini daha iyi anlamamıza yardımcı olduğunu vurgular:
Bireysel Değil Toplumsal: Yazma sorunları bireysel yeteneksizlikten değil, akademik dünyanın yapısından kaynaklanır. (sayfa 219-221)
Yazma Süreci: Yazma, bitmiş bir ürün değil, sürekli gelişen bir süreçtir. Eleştirilerden korkmadan, sürekli yazmak ve geliştirmek gerekir. (sayfa 2221-223)
Becker, yazmanın sadece bireysel bir süreç olmadığını, aynı zamanda toplumsal bir organizasyonun ürünü olduğunu vurgular. Yazı, sadece bir düşünce biçimi değil, aynı zamanda yazarı şekillendiren ve yazının sosyal bağlamını ortaya koyan bir araçtır. Yazma süreci, toplumsal organizasyonun beklentileri, kuralları ve baskıları tarafından şekillendirilir. Becker, yazmayı bir kişisel başarı değil, toplumsal bir süreç olarak ele alır ve yazının toplumsal yapılar tarafından nasıl şekillendirildiğini tartışır. Sonuç olarak, yazmanın toplumsal bir organizasyonun ürünü olduğu ve yazma zorluklarının bu organizasyonlardan kaynaklandığı fikrini tekrar eder.
Sonuç olarak Howard S. Becker, yazma sürecinin bireysel bir çaba değil, toplumsal ve organizasyonel bir olgu olduğunu vurgular ve yazarlara bu sürecin sosyal bağlamını anlama konusunda derinlemesine bir bakış açısı kazandırır. Becker, akademik yazıyı bireysel bir yetenekten ziyade toplumsal bağlamda değerlendirir. Kitap, yazarlık korkularını yenmek için pratik çözümler ve stratejiler sunar. Sürekli düzeltme, açık bir üslup ve işbirliği, etkili bir yazma sürecinin anahtarlarıdır.