Bugun...


Dr. Mehmet SÜRMELİ

facebook-paylas
VUSLATTA VELİNİN VE YOL GÜVENLİĞİNİN ÖNEMİ
Tarih: 05-02-2025 20:05:00 Güncelleme: 05-02-2025 20:05:00


  Dr. Mehmet SÜRMELİ

Allah Teâlâ’ya selim bir şekilde vuslatın iki anahtarı vardır. Birisi, içerisinde hiçbir şirk alametinin olmadığı kâmil iman; diğeri de ihsan makamında icra edilen salih amellerdir. Rabbimiz bu konuyu şöyle ifade etmiştir: “Her kim ki rabbine likayı/vuslatı umuyorsa (gerçekten ahiretin varlığına inanıyorsa), salih ameller işlesin ve rabbine (iman ve) ibadette hiçbir varlığı şirk koşmasın.” İmandaki zaaflar ve amellerdeki kusurlar Allah yolunda terakkiyi mutlak anlamda engelleyen arızalardır. Allah (c.c.) ile insan arasındaki engellerdir.

Allah’a (c.c.) karşı derin bir muhabbet veya vuslat/lika arzusu varsa, bu muhabbet ve arzu sözde kalmamalıdır. Neticelerinin gözlemlenebildiği eylem ve amellere dönüşmelidir. Aksi halde insanlar bu sözlerin arkasına sığınarak yaşamadıklarını yaşamış, yapmadıklarını yapmışve söylemediklerini söylemiş gibi bir tavra bürünebilirler.

Günümüzde de birçok insan, Allah’ı (c.c.) sevdiklerinden; O’na âşık olduklarından dem vururlar. Hâlbuki Rabbimiz kendisine olan sevginin sahihliğini veya sahteliğini bir ölçüye vurmuştur. Bu ölçü ayette şöyle formüle edilmiştir: “De ki (ey Peygamber): "Eğer Allah'ı seviyorsanız bana tabi olun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı affetsin; zira Allah çok affedicidir, rahmet kaynağıdır." Allah’ı sevmenin gerçek göstergesi hayatın tüm alanlarında; itikadi, ahlaki, ibadi, siyasi, iktisadi, ictimai, hukuki, eğitim ve öğretimde Hz. Muhammed (s.)’i örnek almaktan geçer. Özellikle hayatın genişlik boyutunda sünnet dünya görüşü olarak kabul edilip hayat tarzı haline getirilmedikçe Allah’a aşktan ve muhabbetten bahsetmek inandırıcı değildir. Allah’ı (c.c.) ve Resulünü sevdiğini iddia edenlerin, kendilerini Kur’an-ı Kerim’in ve Sünnetin boy aynalarında gözden geçirmeleri gerekir. Kur’an ve sünnetle örtüşmeyen hayat tarzının sahiplerinin sevgi iddiaları boşunadır. Bu hayatın içerisinde iman da vardır, sevgi de; ahlak da vardır, kıyam da; ibadet de vardır, siyaset de; fert de vardır devlette; hukuk da vardır, cihat da; muamelat da vardır, eğitim öğretim de; teheccüd de vardır, iktisadi çözüm de… Kur’an-ı Kerim’in bizzat kendisi de “Ayetlerin hayatına anlam vermediği kimselerin hiçbirşey olmadıklarına; kimlik iddialarının boşuna olduğuna” dikkat çekmiştir.

İnsan, gerçekten vuslat niyeti taşıyorsa itikadı ve ameli tezkiyeden geçmesi şarttır. İtikadî tezkiyeden geçmeyen veya zihinsel kirlilikle malul olanların terakki iddiaları boşunadır. İstidracla imtihan edilmektedirler. Ellerinde zuhur eden hiçbir şeyin kıymeti harbiyesi yoktur. Tevhid de yakine ulaşmayan hiçbir şahsa Allah Teâlâ, velayetini lutfetmemiştir. Çünkü zalimleri, fasıkları, münafıkları ve kâfirlerin kızıl ve kara hiçbir türünü veli edinmemeyi emreden Yüce Allah’ın, insaniyet mertebesinden bile düşmüş zevatı veli edinmesi sünnetullaha aykırıdır. Bu açıdan vuslat, tevhidle; kalbin vezihnin vahiy eksenli tezkiyesi ile başlar. Evvela zihnini, sonra da kalbin tezkiyesi vuslatın olmazsa olmaz şartıdır. İşe zihin tezkiyesi ile başlayıp kafayı bütün putlardan temizlemek azim sahibi peygamberlerin sünnetini ihya etmektir.

Meseleyi daha anlaşılır hale getirmek için vuslat kavramını biraz açmakta fayda görüyoruz. Erişme, ulaşma, varma, buluşma anlamlarına gelen vuslatın terim anlamı şudur: Tasavvuf yoluna giren Müslümanların bir tasavvuf âliminin; mürşidi kâmilin, yol güvenliğini bilen velinin denetiminde Kur’an-ı Kerim ve Sünnetle eğitilip Hz. Peygamberin (s.) ahlakıyla ahlaklandıktan sonra söz ve davranışlarında kendilerini her an Allah Teâlâ’yı görüyormuş gibi hissetmeleri; her an Allah’la olma duyugu ve bilinci, bu samimi duygu, bilinç ve amellerin neticesinde Yüce Allah’a imanla kavuşma ve huzura “kul” olarak kabul edilme.

Bu münasebetle şair, vuslatla ilgili şu güzel dizeleri söylemiş.

Vuslat gibi nimet m’olur,

Ya Rab! Nice şükredelim.

Hizmet gibi devlet m’olur,

Ya Rab! Nice şükredelim (Hüdayi)

 Vuslatın gerçekleşmesi ve bu yoldaki tehlikelerden emin olunabilmesi için riayet edilmesi gereken usul/metod vardır. Usule riayet edilmeden vuslat gerçekleşmez. Bu gerçeği bilen selef âlimlerimiz şöyle demişlerdir: “Usulsüzlük, vusulsüzlük doğurur” veya “vusulsüzlüğümüz, usulsüzlüğümüzdendir.” Hedefe ulaşamamanın nedeni; maksada ulaşmak için gerekli yöntemin/metodun uyulmamasındandır. Usul, sadece tasavvufta değil, diğer İslâmî ilimlerde de öncelikle bilinmesi gereken ilimdir. Hadisten evvel hadis usulünü; fıkıhtan evvel fıkıh usulünü, tefsirden evvel tefsir usulünü ve kelam ilmi öğrenmeden usulünü bilmek şarttır. “Zîra usul bilmeyenin ilmine itibar edilmez.” Bu yargı bütün ilimler için geçerlidir. Hele de konu, Allah’a (c.c.) vuslat olursa mesele daha da ciddidir. Çünkü yol uzun ve tehlikedir. Tehlikesi, metotsuzluk ve yolda şeytanın veya şeytani düşüncelerin etkisiyle meydana gelecek olan maddi ve manevi arızalardır. Metotsuz ve yol güvenliğini bilen refik olmadan vuslata kalkışılırsa, Allah’ı bulayım derken Allah’tan olma da vardır işin sonunda. En büyük tehlike de budur.

Tanımından da anlaşılacağı üzere vuslat; iradeli, tezkiyeli, tevhidi, rehberli, salih amelli ve ahlaklı bir yolculuktur. Zorla vuslat olmayacağı âşikardır. Tevhidi olması ise, vuslat yoluna koyulan kişinin (salikin) düşüncesinde ve amellerinde Allah’tan (c.c.) başka bir varlığı gaye edinmemesidir. Ayette buyurulduğu gibi; “Namazı da diğer ibadetleri de, hayatı da, ölümü de âlemlerin Rabbi Allah için” olmalıdır. Kısacası salik, kendini Allah Teâlâ’ya adamalıdır. Adanmışlık halinin şirksiz tahakkuku için akaid bilmeyi zorunlu gören bazı ulema, akaid ilmini okumayan ve bilmeyenleri bu yola almamışlardır. Âlimlerimiz, marifeti olmayanın vuslatı olmayacağına inanmışlardır. Çünkü akaid bilmemekten kaynaklanan cehaletle bu yola koyulan bazı insanlar, Allah’ın sıfatları ile bağlı oldukları şeyhlerin sıfatlarını birbirine karıştırmışlardır. İlahi nitelikleri bu zevata vermek gibi bir yanlışa düşmüşlerdir. Salih amelli ve ahlaklı olması ise; “Ölene kadar sadece Rabbine ibadet et” emrince, şer’i tekliflerin hiç kimseden kalkmadığının şuurunda olmaktır. Herhangi bir şahıstan şer’i tekliflerin kalktığına inanmak küfürdür. Batıl bir inanıştır. Hiçbir peygamberden bile teklif kalkmamışken insanlardan tekliflerin kalkması imkânsızdır.

Bu saymış olduğumuz özellikleri taşıyan vuslatın gerçekleşmesi için çıkılan manevi yolculuğa “seyru sulûk” denilir. Kelimelerin sözlük anlamlarından anlaşılacağı üzere, Allah’a dosdoğru gidebilmek; O’nu tanımak, rızasını kazanmak, hayatımızın her anını Allah Teâlâ ile anlamlandırmak için hareketliliği, eylemselliği, etkinliği, varlığının bilincinde olarak gayreti ve çalışmayı ifade eden seyru sulûk من/min’den إلى/ila’ya yapılan yolculuktur.

Alt ego/nefs-i emmare,

Nefs-i levvame,

Tiranlar,

Tağutlar,

Heva,

Şeytan ve şeytana ibadet,

Dünyaya taparcasına bağlılık, من’den,       إلى (Allah)’a seyirdir.

Tüketim tutkusu,

Atalar kültüne iman,

Zalim siyaset,

Kötü çevre,

Kâfir, zalim ve fasık velayeti

Bu yolculuğun Kur’an ve Sünnete uyması ve manevi yolculuğa çıkan Müslümanın hayatın her alanında usve olarak Hz. Peygamberi örnek alması gerekir. Kur’an ve sünnette aykırı düşen ve Resulullahı örnek kabul etmeyen hiçbir  “yol” ve “yolcu” meşru değildir. Yolun meşruiyyetinin kriteri vahiy olması münasebetiyle, Kur’an ve sünnetten dayanağı olmayan hiçbir seyru sulûk/vuslat yolculuğunun İslâm nazarında geçerliliği yoktur.

Vuslatın başlamasını ve neticeye ulaşmasını daha iyi kavratabilmek için şöyle bir şema çizebiliriz:

 

Mü’min (mürşidin/velinin rehberliğinde) Seyr İlallah Allah (c.c.)

 

 

Ümmet                                   Seyr anillah           Allah (c.c.)

                Şemadan anlaşılacağı üzere salik, Allah’a vasıl olmak için yola koyulduğunda kendisine rehberlik eden (daha önceden gidip geldiği için yol güvenliğini bilen) bir velinin refakatinde yola çıkmaktadır. Yol güvenliğini bilen veliden amaç; kendisi vuslata ermiş, bu yolları katetmiş ve her an katetmekte olan icazet ve istikamet sahibi mürşiddir. Velinin refakati geçicidir; daimi değildir. Amaç gerçekleşti mi refakat biter. Allah’ın esma ve sıfatlarından gerekli payı almak suretiyle, vahiy ahlakının salikde içselleşerek hayatının her alanında Resulullahı örnek edinmek; ibadetleri ihsan bilinciyle yapıp şahid insan ve ümmet olduğunun şuuruna vararak evrenin gidişatı istikametten saptığında müdahele edebilecek azmi ve cihadı ortaya fıkıhlı ve ilkeli şekilde tahakkuk ettirme cesaret ve güvenini ortaya koyup da bu konudaki yeterliliğine kâmil mürşit şehadet edip icazetini verdi mi vuslat tamamlanmıştır. Vuslat; Kur’an’ın rengine boyanıp Hz. Muhammed (s.) gibi olmaya çalışmaktır. Vuslat; Peygamber efendimizin cihad ahlakını kuşanmaktır. Vuslat; beşeri korkuları yenmektir. Her anı, Allah Teâlâ’nın gördüğü, duyduğu, bildiği ve denetlediği bilinciyle yaşamaktır. Bu bilinçten dolayı vakti zayi etmeden, saniyelerin bile üzerine titreyerek yaşayabilmektir. Zamana ve mekâna müdahale ederek özne olabilmek; gündemi kâfirlerle değil mü’minlerle belirlemektir. Bütün bunlardan dolayı tasavvuf uleması “er-Refik kable’t-Tarik / yola çıkmadan evvel arkadaşı, dostu, klavuzu, rehberi bulmak gerekir.” demişlerdir.

Önemine binaen refik/yol güvenliğini bilen veli ve velayet kavramı üzerinde durmakta fayda mülahaza ediyoruz.

Kur’an-ı Kerim’de velayetle ilgili 200’den fazla ayet vardır. Kur’an’ın ana kavramlarından olan velayet, aynı zamanda anahtar bir kavramdır. Velayetin anlam alanına giren veya onunla zıt düşen onlarca kavramı tespit etmek mümkündür. Hz. Peygamber’den de konuyla ilgili birçok hadis sadır olmuştur. Şunu hemen tespit etmekte yarar görüyoruz. Kur’an’daki velayetle ilgili ayetlerin tamamına yakını siyasal velayetle ilgilidir. Ayetlerin özeti; “Mutlak anlamda veli Allah (c.c.)’tır. Mü’minler Allah’ı (c.c.), Rasulünü ve birbirlerini veli edinirler. Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Hud, Hz. Salih, Hz. Şuayb, Hz. Lut, Hz. Yusuf, Hz. Musa ve Hz. İsa nasıl ki kavimleri ve en yakınları dâhil müşrikleri veli edinmemişse, mü’minler de en yakınları bile olsa kâfirleri veli edinmemelidir.” Allahu Teâlâ’nın kitabını tahrif eden başta Yahudiler ve Hristiyanlar olmak üzere hiçbir batıl din mensubundan veli edinmek caiz değildir. Bunların dışında diğer kâfirler, münafıklar, zalimler ve fasıklardan da Müslümana veli olmayacağı gibi, velayetin bir göstergesi olarak onlara devlet yönetimi devredilmez; iktidarlarına yardım edilmez. Kur’an’daki velayetle ilgili ayetlerin özeti bu konular olduğu gibi, Hz. Peygamberin tevhid mücadelesinin özünü de velayeti devralma veya küfre ait olan velayeti Müslümanlara devretme cehdi oluşturur. Sadece Yunus Suresinin; “Allah’ın veli kulları için korku yoktur ve onlar kesinlikle hüzünlenmeyecekler. Onlar ki (kâmil anlamda) iman ettiler ve takvalı oldular” ayeti tasavvufi anlamdaki velayete dayanak teşkil etmektedir. Böyle iddia edilse de bu iddia eksiktir. Şöyle ki gerçek anlamdaki bir veli, peygamber (s.)’in siyasal velayetine naiblik gayreti içinde olduğu gibi hiçbir kâfiri veli edinmez ve onlara hâkimiyet yolunu açmaz. Eğer böyle bir şey yaparsa Allah’ın velisi olamaz; şeytanın velisi olur. Şeytana velayet veren bu kimseler, Yahudileri, Hristiyanları, münafıkları, masonları, sağcıları, solcuları ve zalimleri veli edindikleri gibi, etraflarındaki ilim ve marifetten yoksun kimseleri İslâm’a karşı en amansız düşmanlık yapan kimselere ucuz oy deposu olarak kullanmaktan çekinmezler. Bu açıdan ayet-i kerime, velayetin iki şartı üzerinde durmuştur. Bunlar iman ve takvadır. İman ve takva sahibi mü’minler, hiçbir zaman ve durumda İslâm’a düşmanlık edenlerle velayet bağı kurmazlar.

Veli ile ilgili şu hususların özellikle bilinmesi gerekir. Velayet makamındaki kimseler sevilse de sayılsa da bu sevgi ve saygının bir ölçü içerisinde ve insaniyet bağlamında olması esastır. Eğer veliye duyulan sevgi, Resule duyulan sevgi gibi veya ulûhiyet derecesinde olursa bu küfürdür. Bu nedenle kabul edilmeli ki;

a.   Mürşid/Veli, makamı ne olursa olsun hiçbir zaman ve asla nübüvvet makamına ulaşamaz.

b.   Velayet makamı ile risalet makamı arasında sıddıkiyet makamı vardır.

c.   Mürşidin aracılık vasfı geçicidir. Vuslat hâsıl oldumu, mürşid aradan çekilir ve vuslata eren mü’min için yeni bir dönem başlar.

    Bu yeni dönemde vuslata eren mü’min, Allah Teâlâ’ya olan iştiyakı, ibadet aşkı, istikamet üzere hayatı ve ihsan bilinci sayesinde Allah’ın (c.c.) dostluğunu elde etmiş olur. “Sevdiklerini Allah için sever, buğzettiklerine de Allah için buğzeder ve velayete hak kazanır.” Kutsi hadiste buyurulduğu gibi “Böyle bir veliyi küçük düşürene, Allahu Teâlâ savaş açar.” Onun bu dereceye gelmesi şöyle izah edilmiştir: “Kulum bana farzları yerine getirmekle yakınlaştığı gibi hiçbir şeyle yakınlaşamaz. Fakat o nafilelerle de bu yakınlığını devam ettirir ve ben onu bunlardan dolayı severim. Benden bir şey isterse veririm, dua ederse duasına icabet ederim.” Bu kutsi hadiste, velilerden şer’i tekliflerin kalkmadığına vurgu yapılmış ve daha da ötesi farzlardan ayrı olarak nafileler teşvik edilmiştir. Bu kimseleri, Yüce Allah’a sevdiren de bu özellikleridir. “Allah (c.c.) bir kulunu sevdi mi Cebrail’e o kulunu sevdiğini söyler. Bu kişiyi Cebrail de sever, bütün gök ehli de O’nun delaletiyle sever. Daha sonra da yeryüzü sakinleri için kabul konulur ve onlar da severler.” Allah (c.c.), bir kimseye buğzederse de aynı durum meydana gelir. Allah’ın dostluğunu kazanan bu kutlu insanlara, “Peygamberler ve şehitler bile gıpta ederler. Bu insanlar aralarında bir yakınlık ve çıkar ilişkisi olmadığı halde birbirlerini Allah rızası için severler. Yüzleri (ay gibi) nurlu bu kimseler, insanlar ahirette korktuklarında bütün korkularından emin olurlar.”

     Veli, Allahu Teâlâ’nın “el-Veli” isminden en çok nasibini alan kimsedir. Bu ismin anlam alanında; koruma, gözetme, otorite, kayyumluk, mirasçı olma, sevgi, muhabbet, saygı, terbiye etme ve işleri üstlenip siyaset etme gibi manalar vardır. Bu manalar velinin hayatında somutlaşır. Allah için mü’minlerin derdiyle dertlenmek ve çözümler bulmak biçiminde tecelli eder. Hz. Ömer (r.) Hz. Muaz’ı (r.), Mescid-i Nebi’de ağlar vaziyette bulmuş ve nedenini sorduğunda O, şu hadisi rivayet etmiştir: “Riyanın en basiti bile şirktir. Kim Allah’ın bir velisine düşmanlık gösterirse Allah’a savaş açmış olur. Allah Teâlâ, ebrarı, takvalı kimseleri ve yaptıklarını alenileştirmeyip kendilerini gizleyenleri (ahfiya) sever. Bu insanlar öyle şahıslardır ki kaybolduklarında aranmazlar, hazır olduklarında çağrılmazlar. Hidayet kandili mesabesindeki kalplerinin durumu ise hiç bilinmez. Bu (değerli) kişiler, her zor meselenin içerisinden çıkarlar.” Zor meselelerin içerisinden marifet nuruyla çıkarlar ve olayları hayırlı neticelere bağlarlar. Yani velayet, çözüm makamıdır. Çağa tanıklık eden veli, Müslümanların zaman içerisinde neye ihtiyaçları varsa onu gerçekleştirme gayretine girer. Eğer çağ içerisinde itikadi bir kaos var ve ideolojiler dinleşme sürecine girmişse veli, ümmeti küfrün/ideolojilerin karanlığından islâm’ın aydınlığına çıkarma mücadelesi verir. Ümmetin hangi sosyal, hukuki, siyasi, eğitim ve iktisadi problemi varsa, veli bütün bunlara velayet eder. İçinde yaşadığı coğrafyanın siyasal referansları velinin en birincil gözetleme ve uğraşı alanıdır. İslâmi olmayana müdahale, islâmi alanı geliştirmek velayetin aslındandır. Bütün bu sayılan alanlardaki Kur’an ve Sünnete uygun duruş, istikamettir. İstikamet, velayetin rüknüdür. Bazı kimseler kerameti önceleyip istikametin üzerinde durmamışlardır. İlk dönem dediğimiz sahabe, tabiin ve etbau’t-tabiin zamanına baktığımızda, keramete hiç iltifat edilmemiştir. Ulema bunu şöyle açıklamıştır: Bir kimsede veya toplumda tevhidin nuru yakine ulaşırsa; marifetullahta ziyadelik olursa keramete iltifat edilmez. Asıl olan istikamettir. Tevhidin nuru sönük ve taklidi konumda ise; kişi ve kişilerin marifetullahı çok zayıf ise keramete çok iltifat olur. Marifet ehli insanlar bilir ki kerametin varlığı veya çokluğu velinin üstünlük derecesi değildir.



Bu yazı 416 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
nöbetçi eczaneler
ÇOK OKUNAN HABERLER
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Galatasaray 21 18 0 3 54 22 57 +32
2 Fenerbahçe 21 16 2 3 55 22 51 +33
3 Samsunspor 21 12 5 4 34 23 40 +11
4 Eyüpspor 21 11 4 6 34 19 39 +15
5 Göztepe 21 10 7 4 40 27 34 +13
6 Başakşehir FK 21 9 7 5 39 30 32 +9
7 Beşiktaş 20 8 4 8 29 21 32 +8
8 Kasımpaşa 21 6 5 10 37 40 28 -3
9 Alanyaspor 21 7 7 7 25 28 28 -3
10 Çaykur Rizespor 21 8 10 3 24 34 27 -10
11 Trabzonspor 20 6 6 8 34 24 26 +10
12 Gaziantep FK 21 7 9 5 26 29 26 -3
13 Antalyaspor 21 7 10 4 25 41 25 -16
14 Konyaspor 21 6 9 6 27 33 24 -6
15 Sivasspor 21 6 10 5 26 35 23 -9
16 Kayserispor 20 3 9 8 19 39 17 -20
17 Bodrum FK 21 4 13 4 15 29 16 -14
18 Hatayspor 21 1 13 7 23 40 10 -17
19 Adana Demirspor 21 2 17 2 20 50 5 -30
Takım O G M B A Y P AV
1 Kocaelispor 22 14 5 3 35 20 45 +15
2 Fatih Karagümrük 22 11 5 6 38 22 39 +16
3 Erzurumspor FK 22 11 7 4 27 17 37 +10
4 Gençlerbirliği 22 10 6 6 25 19 36 +6
5 Çorum FK 22 9 5 8 29 20 35 +9
6 Bandırmaspor 22 9 6 7 29 27 34 +2
7 İstanbulspor 22 10 9 3 34 25 33 +9
8 Keçiörengücü 22 9 7 6 34 25 33 +9
9 Pendikspor 22 9 7 6 29 25 33 +4
10 Boluspor 22 9 8 5 31 27 32 +4
11 Ümraniyespor 22 9 8 5 32 30 32 +2
12 Amed SK 22 7 5 10 23 21 31 +2
13 Esenler Erokspor 22 8 8 6 28 27 30 +1
14 Manisa FK 22 9 10 3 28 30 30 -2
15 MKE Ankaragücü 22 9 10 3 28 23 30 +5
16 Şanlıurfaspor 22 8 10 4 27 29 28 -2
17 Sakaryaspor 22 6 7 9 27 31 27 -4
18 Iğdır FK 22 7 10 5 22 25 26 -3
19 Adanaspor 22 3 12 7 17 38 16 -21
20 Yeni Malatyaspor 22 0 22 0 10 72 21 -62
Takım O G M B A Y P AV
1 Sarıyer 20 15 0 5 48 10 50 +38
2 Batman Petrolspor 20 14 5 1 36 18 43 +18
3 GMG Kastamonuspor 20 12 2 6 36 16 42 +20
4 Altınordu 20 10 2 8 36 16 38 +20
5 Adana 1954 Futbol Kulübü 20 11 5 4 38 20 37 +18
6 İskenderunspor A.Ş. 20 8 4 8 28 17 32 +11
7 24Erzincanspor 20 8 4 8 29 21 32 +8
8 Beykoz Anadolu 20 9 7 4 28 25 31 +3
9 Fethiyespor 20 7 6 7 24 21 28 +3
10 Kırklarelispor 20 5 7 8 21 22 23 -1
11 İnegölspor 20 5 7 8 21 25 23 -4
12 1461 Trabzon FK 20 6 10 4 26 28 22 -2
13 Isparta 32 Spor 20 4 6 10 17 20 22 -3
14 Kepezspor FAŞ 20 5 10 5 22 29 20 -7
15 Karaköprü Belediyespor 20 3 10 7 21 34 16 -13
16 Sincan Belediye Ankaraspor 20 3 11 6 15 30 15 -15
17 Altay 20 4 14 2 16 46 11 -30
18 Hes İlaç Afyonspor 20 0 19 1 6 70 5 -64
Takım O G M B A Y P AV
1 Bursaspor 18 14 0 4 38 5 46 +33
2 Karşıyaka 18 10 3 5 29 16 35 +13
3 Belediye Kütahyaspor 18 10 4 4 31 18 34 +13
4 Düzcespor 18 9 3 6 26 15 33 +11
5 Anadolu Üniversitesi 18 8 5 5 24 13 29 +11
6 Muş Spor Kulübü 18 7 3 8 22 16 29 +6
7 Silifke Belediye Spor 18 7 5 6 32 23 27 +9
8 Bornova 1877 18 5 5 8 26 26 23 0
9 Kahramanmaraşspor 18 6 8 4 17 23 22 -6
10 Artvin Hopaspor 18 5 6 7 12 19 22 -7
11 23 Elazığ Futbol Kulübü 18 4 7 7 12 18 19 -6
12 Kırşehir Futbol SK 18 5 9 4 19 31 19 -12
13 Tokat Bld Plevnespor 18 3 8 7 11 19 16 -8
14 Bulvarspor 18 2 9 7 15 31 13 -16
15 Kuşadasıspor 18 4 13 1 14 31 13 -17
16 Ergene Velimeşe 18 2 13 3 7 31 9 -24
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 07/02/2025 Samsunspor vs Hatayspor
 08/02/2025 Kayserispor vs Konyaspor
 08/02/2025 Sivasspor vs Beşiktaş
 09/02/2025 Kasımpaşa vs Çaykur Rizespor
 09/02/2025 Alanyaspor vs Fenerbahçe
 09/02/2025 Antalyaspor vs Başakşehir FK
 09/02/2025 Galatasaray vs Adana Demirspor (H:1)
 10/02/2025 Bodrum FK vs Göztepe
 10/02/2025 Trabzonspor vs Eyüpspor
 10/02/2025 Trabzonspor - Eyüpspor Eyüpspor ligdeki son 5 maçında hiç kaybetmedi  Eyüpspor yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 07/02/2025 Gençlerbirliği vs Esenler Erokspor
 08/02/2025 Iğdır FK vs Pendikspor
 08/02/2025 Yeni Malatyaspor (H:1) vs Erzurumspor FK
 08/02/2025 Adanaspor vs Manisa FK
 08/02/2025 Sakaryaspor vs Çorum FK
 08/02/2025 Kocaelispor vs Amed SK
 09/02/2025 Bandırmaspor vs Şanlıurfaspor
 09/02/2025 Boluspor vs Keçiörengücü
 09/02/2025 İstanbulspor vs MKE Ankaragücü
 09/02/2025 Fatih Karagümrük vs Ümraniyespor
 12/02/2025 Keçiörengücü - Adanaspor Adanaspor ligdeki son 5 maçında hiç kazanamadı  Keçiörengücü yenilmez
 12/02/2025 Esenler Erokspor - Iğdır FK Iğdır FK ligdeki son 5 maçında hiç kazanamadı  Esenler Erokspor yenilmez
 12/02/2025 Amed SK - Bandırmaspor Bandırmaspor ligdeki son 7 maçında hiç kazanamadı  Amed SK yenilmez
 12/02/2025 Amed SK - Bandırmaspor Amed SK ligde evindeki son 7 maçında hiç kaybetmedi  Amed SK yenilmez
 13/02/2025 Pendikspor - Boluspor Pendikspor ligde evindeki son 8 maçında hiç kaybetmedi  Pendikspor yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 08/02/2025 Adana 01 Futbol Kulübü vs 24Erzincanspor
 08/02/2025 Altay vs Beykoz Anadolu
 08/02/2025 Altınordu vs Kırklarelispor
 08/02/2025 Batman Petrolspor vs Fethiyespor
 08/02/2025 İskenderunspor A.Ş. vs İnegölspor
 08/02/2025 Karaköprü Belediyespor vs GMG Kastamonuspor
 08/02/2025 Sarıyer vs Isparta 32 Spor
 08/02/2025 1461 Trabzon FK vs Sincan Belediye Ankaraspor
 12/02/2025 Batman Petrolspor vs İskenderunspor A.Ş.
 08/02/2025 Sarıyer - Isparta 32 Spor Sarıyer ligdeki son 20 maçında hiç kaybetmedi  Sarıyer yenilmez
 08/02/2025 1461 Trabzon FK - Sincan Belediye Ankaraspor Sincan Belediye Ankaraspor ligde deplasmandaki son 10 maçında hiç kazanamadı  1461 Trabzon FK yenilmez
 08/02/2025 Afyonspor Kulübü - Kepezspor FAŞ Afyonspor Kulübü ligdeki son 20 maçında hiç kazanamadı  Kepezspor FAŞ yenilmez
 12/02/2025 Batman Petrolspor - İskenderunspor A.Ş. Batman Petrolspor ligde evindeki son 9 maçında hiç kaybetmedi  Batman Petrolspor yenilmez
 12/02/2025 24Erzincanspor - Altınordu Altınordu ligdeki son 5 maçında hiç kaybetmedi  Altınordu yenilmez
 12/02/2025 Fethiyespor - Altay Fethiyespor ligde evindeki son 5 maçında hiç kaybetmedi  Fethiyespor yenilmez
 12/02/2025 Isparta 32 Spor - Afyonspor Kulübü Afyonspor Kulübü ligdeki son 20 maçında hiç kazanamadı  Isparta 32 Spor yenilmez
 12/02/2025 Kırklarelispor - Sarıyer Sarıyer ligdeki son 20 maçında hiç kaybetmedi  Sarıyer yenilmez
 12/02/2025 Beykoz Anadolu - Karaköprü Belediyespor Karaköprü Belediyespor ligdeki son 5 maçında hiç kaybetmedi  Karaköprü Belediyespor yenilmez
 12/02/2025 Sincan Belediye Ankaraspor - Adana 01 Futbol Kulübü Adana 01 Futbol Kulübü ligdeki son 5 maçında hiç kaybetmedi  Adana 01 Futbol Kulübü yenilmez
 12/02/2025 GMG Kastamonuspor - 1461 Trabzon FK GMG Kastamonuspor ligde evindeki son 11 maçında hiç kaybetmedi  GMG Kastamonuspor yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 09/02/2025 Anadolu Üniversitesi vs Belediye Kütahyaspor
 09/02/2025 Bornova 1877 vs Kuşadasıspor
 09/02/2025 Düzcespor vs 23 Elazığ Futbol Kulübü
 09/02/2025 Ergene Velimeşe vs Kırşehir Futbol SK
 09/02/2025 Kahramanmaraşspor vs Silifke Belediye Spor
 09/02/2025 Karşıyaka vs Artvin Hopaspor
 09/02/2025 Muş Spor Kulübü vs Bursaspor
 09/02/2025 Tokat Bld Plevnespor vs Bulvarspor
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
HABER ARA
YUKARI