Bugun...


Dr. Mehmet SÜRMELİ

facebook-paylas
HZ. MUHAMMED (S.A.V.) TEK EVRENSEL PEYGAMBERDİR
Tarih: 04-04-2025 10:30:00 Güncelleme: 04-04-2025 10:30:00


Hz. Muhammed’e (s.a.v.) kadar gönderilen peygamberlerin tamamı bölgeseldir. Tek bir kavme peygamber olarak gönderilmişlerdir. Hz. Peygamber (s.a.v.) ise kendi zamanından kıyamete kadar tüm evrene; insanlara ve cinlere resul seçilmiştir. Bu hüküm şu ayette açıkça ifade edilmiştir: “قُلْ يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنِّي رَسُولُ اللّهِ إِلَيْكُمْ جَمِيعًا” “Deki: Ey İnsanlar! Ben sizin hepinize gönderilmiş olan bir elçiyim…”[1] Aynı vurgu şu ayette de yapılmıştır: “وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا كَافَّةً لِّلنَّاسِ بَشِيرًا وَنَذِيرًا وَلَكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ” “Biz, seni bütün insanlığa müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bu durumu bilmiyorlar.”[2]

Hz. Peygamberin risaletinin evrensel olması, ona iman etmeden imanın geçerli olmayacağının açık bir ifadesidir. Zaman zaman tartışmalar yapılmakta ve bu tartışmalarda yanlış sonuçlara varılmaktadır. Yanlış sonuçların tamamı usul (yöntem) eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Usul eksikliğine bağlı olarak Kur’an-ı Kerim’e parçacıl yaklaşılıp bütünlük sorunu gözden uzak tutulmakta, subjektif davranılarak bireysel ve ideolojik yaklaşım öne çıkarılmakta ve Kur’an-ı Kerim’le bu kanaatler desteklenmek istenmekte, mekasidu’ş-şeria denilen dinin gönderiliş amaçları göz ardı edilmektedir. Hatta şunu çok iddialı olarak söyleyebiliriz; ülkemizdeki ilahiyat alanında söz söylemeye çalışanların çoğunda İslâmi ilimlerle alakalı büyük bir metodoloji (usul) eksikliği vardır. Bu alanla ilgili bilgiler ikmal edilip vahiyle mutabakat arz eden yeni açılımlar ortaya konmadıkça hatalar daha da çoğalacaktır.

Hz. Peygamber’in risaletine imanı dışta tutarak bir din arayışına girmek veya “hak dini çoğaltma girişimi” yeni değildir. Fakat İslâm’ın orjinalliğini koruması, hayatın genişlik alanına Kur’an-sünnetle hükümler vaz‘edip boşluk bırakmaması ve bu çerçevede modernizmle; Batı medeniyetiyle hesaplaşmayı özünde barındırması yeni hakikat (!) arayışlarının başlıca nedenidir. Seküler anlayışa sahip olanlar Batı medeniyetiyle hesaplaşacak bir dini asla kabul etmemektedirler. Tüm bu aramalara rağmen kim ne derse desin, hangi hükmü verirse versin Allah Teâlâ, nihai hükmünü vermiştir: “Allah katında tek geçerli din İslâm’dır.”[3] “وَمَن يَبْتَغِ غَيْرَ الإِسْلاَمِ دِينًا فَلَن يُقْبَلَ مِنْهُ وَهُوَ فِي الآخِرَةِ مِنَ الْخَاسِرِينَ” “Kim İslâm’dan başka bir din ararsa o ondan asla kabul olunmayacaktır.”[4] Hz. Peygamber’in risaletine karşı çıkanlar çok çarpık bir yaklaşımla tevhidi “la ilahe illallah / Allah’tan başka ilah yoktur.” Biçiminde kabul etmekteler ve Hz. Peygamber’in risaletini içeren “Muhammedun resulullah” kısmını reddetmektedirler. Bu çirkin yaklaşıma birkaç şekilde karşı çıkılabilir. Evvela şunu belirtmekte fayda vardır. Tevhidin iki rüknü vardır. Birinci rükün: Allah’tan başka ilah yoktur. İkinci rükün: Hz. Muhammed (s.a.v.), Allah’ın elçisidir. Bu rükünlerden birini kabul edip diğerini kabul etmeyen kâfir olur. Bu düşünceyi ayetlerle de destekleyebiliriz. Kanaatimizce, konuyla ilgili en net ayetlerden birisi şudur: “إِنَّ الَّذِينَ يَكْفُرُونَ بِاللّهِ وَرُسُلِهِ وَيُرِيدُونَ أَن يُفَرِّقُواْ بَيْنَ اللّهِ وَرُسُلِهِ وَيقُولُونَ نُؤْمِنُ بِبَعْضٍ وَنَكْفُرُ بِبَعْضٍ وَيُرِيدُونَ أَن يَتَّخِذُواْ بَيْنَ ذَلِكَ سَبِيلاً أُوْلَئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ حَقًّا وَأَعْتَدْنَا لِلْكَافِرِينَ عَذَابًا مُّهِينًا” “O kimseler ki Allah ve resullerini inkâr ederler. (İman bakımından) Allah ile elçileri arasında ayırım yaparlar ve şöyle derler: ‘(Resullerin) bir kısmına inanır bir kısmını inkâr ederiz.’ (Bu sözleriyle) imanla inkâr arası bir yol tutarlar. İşte gerçek kâfirler bunlardır. Onlar için çok alçaltıcı bir azap hazırladık.”[5] Ayet-i kerimede, Allah ile elçileri veya elçiler arası ayırımın hakiki kâfirlik olduğuna vurgu yapılmıştır ki bu hükmün nedeni, tevhidin rükünlerini veya iman esaslarını parçalamaktır. Mü’minler her gün yatsı namazından sonra okudukları ayette: “…Allah’ın elçileri arasında bir ayırım yapmayız”[6] gerçeğini gönülden ikrar ederler. “Muhammed, Allah’ın resulüdür.”[7] mutlak hakikati Kur’an-ı Kerim’de yer almışken ve Yüce Allah “Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkâr ederse kesin bir şekilde sapıtmıştır.”[8] Buyurmuşken, Hz. Peygamber’in risaletini inkâr eden kimse Allah’a inansa bile nasıl Müslüman olur? Ahirette nasıl kurtulur? Arz ettiğimiz gibi bu yaklaşımın nedeni sübjektif bakış açısı ve usul eksikliğiyle beraber cahillik ve kötü niyettir. Hıristiyan ve Yahudi güdümlü dünya sistemine hizmettir. Bu konuyu çağımız akademisyenlerine ve hakikati yerinde söylemeyen, sözde dini bilgilerle yüklü zevata örnek olması bakımından Müfessir Bagavi’nin(ö.h. 516) fetva mahiyetindeki şu ifadeleriyle noktalayalım: “Bir kul Allah’a ibadet etse, O’nu her konuda tasdik etse fakat Muhammed(s.a.v.)’in peygamberliğine inanmasa yaptıklarından hiçbir fayda görmez; çünkü o, Hz. Peygamber’in risaletini kabul etmeyerek/şehadet etmeyerek kâfir olmuştur.”[9]

Metodik düşünmenin sahabe dönemindeki en büyük temsilcilerinden olan Abdullah b. Mes’ud (r.), Kur’an bütünlüğü ile ilgili şöyle demektedir: “Kim Kur’an-ı Kerim’den tek bir harfi inkâr ederse bütün Kur’an’ı inkar etmiş olur.”[10] İbni Mes’ud’un (r.) görüşünü tefsir ve te’yid mahiyetinde büyük Hanefi âlimi Serahsi (rh.) de şöyle söylemektedir: “Kim ki bu dinin iman edilmesi zorunlu olan hükümlerinden birisini inkâr ederse “la ilahe illallah” hakikatini inkâr etmiş sayılır.”[11] Allah’ın varlığını kabul edip bu varlığın hayata emir ve yasaklarıyla; vahiy ve peygamber göndermek suretiyle müdahalesini kabul etmemek, dine Firavnî veya Ebu Cehlî bir yaklaşımdır. Hatta Hz. Peygamber’in bizzat kendisi bir hadislerinde konumuzla da ilgili olarak şöyle buyurmuştur: “Kim ki benim peygamberliğime iman etmezse Allah’a (c.c.) iman etmiş sayılmaz.”[12] Bu nedenle Hz. Peygamber, birçok hadisinde “Muhammedun resulullah” gerçeğinin kelime-i tevhidin bir rüknü olduğuna vurgu yapmıştır. Hz. Muaz b. Cebel”i Yemen’deki ehl-i kitaba (Hıristiyanlara) muallim ve kadı olarak gönderdiğinde şu emri vermiştir: “Onları evvela Allah’tan başka ilah olmadığına (teslisin reddine), Muhammed’in Allah’ın resulü olduğuna davet et. Buna itaat edip kabul ederlerse onlara günde beş vakit namaz kılmalarını bildir…”[13] Hz. Muhammed’in (s.a.v.) risaletini kabul edip Müslüman olan ehl-i kitap için iki kat sevap verileceğine Hz. Peygamber şu buyruğu ile işaret etmiştir: “Üç grup insana iki kat sevap verilecektir. Bunlar; hem kendilerine gönderilen peygambere hem de benim peygamberliğime iman eden ehl-i kitap; sahibinin ve efendisinin hakkını yerine getiren köle; yanındaki bir cariyenin en güzel şekilde eğitim ve öğretimi ile meşgul olup sonra da özgürlüğüne kavuşturan ve akabinde onunla evlen kimse.”[14]

Şu husus bilinmeli ki Hz. Peygamber, iman iddiasında bulunan kimse için en çok sevilen kimse olmak zorundadır. O’nu sevmekle O’nu göndereni sevmek arasında kesin bir ilgi vardır. Bu ilgiyi Resullullah (s.a.v.) şöyle dile getirmiştir: “Sizden birinize ben, babasından, çocuklarından ve tüm insanlardan daha sevgili olmadıkça iman etmiş sayılmazsınız.”[15] Uhrevi kurtuluşun da tevhidin bu iki rüknünü birbirinden ayırmamakla mümkün olacağına hadiste değinilmiştir: “Kim ki Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in onun peygamberi olduğuna kalbinden sadakatle iman ederse mutlaka cennete girecektir.”[16]

Hz. Peygamber’in risaleti kabul edilmeden iman iddiasında bulunmak ve uhrevî kurtuluştan bahsetmek yukarıda da açıklandığı gibi mesnetsiz bir iddiadır. Kur’an’ın bütünlüğüne de aykırıdır. Konuyla ilgili ilimsiz ve insafsız iddiada bulunan ve bu çerçevede Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi muharref dinleri İslâm’ın seviyesine çıkarmak isteyenler bu konuyla alakalı hadisleri kasıtlı olarak görmezlikten gelmektedirler. Çünkü Allah Resulü’nün buyrukları bu mevzuda oldukça nettir. Şu hadis Hz. Peygamber’in hem risaletini hem de getirdiği şeriatı kabul etmeyenlerin akibetini açıkça ortaya koymaktadır: “Canımı elinde tutan Allah’a yemin ederim ki bu (davet) ümmetinden ister Yahudi ister Nasranî olsun, kim ki benim peygamberliğimi duyar da gönderilmiş olduğum risaleti kabul etmezse mutlaka cehennem ehlinden olacaktır.”[17] Hadis bazı rivayetlerde “Bana iman etmezse” şeklinde varit olmuştur.[18] Bir kimse Allah’ın (c.c.) varlığını kabul eder, Allah’ın peygamber olarak gönderdiği Hz. Muhammed’in elçiliğini inkâr ederse müşrik olur. Bu durum; O’nun elçi göndermesini kabul etmemek ve O’nun ulûhiyetini reddetmektir. Yahudi ve Hıristiyanlar bu gruptandır.[19] Hz. Muhammed’in (s.a.v.) risaletinden Tevrat’ta ve İncil’de bahsedilmiş[20] ve bugünün iletişim ortamında onu ve getirdiği dinin adını duymayan kalmamıştır. Ayrıca Yüce Allah, Hz. Peygamber’den önceki peygamberlerden onun peygamberliğini tasdik ve ona yardım konusunda söz de almıştır.[21] Ehli kitap, “Onu sıfatlarıyla öz oğullardan daha iyi tanımıştır.”[22] Abdullah b. Selam, “Kesinlikle öz oğlumdan daha iyi bilirim.” diye ayetteki hakikate vurgu yapmıştır.[23] Konumuzla ilgili şu rivayet çok derin anlamlar içermektedir: “Adamın birisi, Resullullah’a gelip şöyle söylemiş: ‘Ey Allah’ın elçisi! Bir adam İncil’e sıkı sıkıya bağlı, diğeri Tevrat’a sıkı sıkıya bağlı; kendilerine gönderilen peygamberlere iman ediyorlar fakat sana iman edip tabi olmuyorlar, haklarında ne dersin?’ Bunun üzerine Resullullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: ‘Yahudi ve Hıristiyanlardan kim beni işitir de bana tabi olmazsa cehennemdedir.’”[24] Hatta Hz. Muhammed (s.a.v.), kendi risaletini inkâr eden Ehli kitaba şöyle beddua etmiştir: “Ey Allah’ım! Elçini yalanlayan ve senin yolundan insanları engellemeye çalışan kâfirleri kahreyle…”[25] Tüm rivayetler içerisinde şu rivayetin apayrı bir yeri vardır: “Hz. Ömer (r.), elinde Tevrat nüshaları ile Hz. Peygamber’e gelmiş ve Ey Allah’ın resulü! Benî Kurayza Yahudilerinden komşum olan birine uğradım ve bana bunları yazdı; sana onları arz edeyim mi? deyince Resullullah’ın gazaptan rengi değişmiştir. Hz. Ömer, onun kızgınlığını anlayıp şöyle mukabelede bulunmuştur: ‘Rab olarak Allah’a (c.c.), din olarak İslâm’a, peygamber olarak Hz. Muhammed’e razı oldum.’ Bunun üzerine Resullullah şu tarihi cevabı vermiştir: Sizin aranızda (şimdi) Musa da olsaydı ve siz beni terk edip Musa’ya bağlansaydınız dalalette olurdunuz.[26] Ümmetlerden siz benim payıma, peygamberlerden de ben sizin payınıza düştüm.”[27] Hz. Muhammed (s.a.v.), kendi risaletine tavır koyan Ehli kitaba karşı özellikle peygamberliğini kabul etmelerini emretmiştir. Ölmek üzere olan bir Yahudi gencinin yanına ziyarete gitmiş ve ona son anında Allah’tan başka ilah olmadığına ve kendisinin de onun peygamberi olduğunu kabul etmesini telkin etmiştir. Çocuk, Resullullah’a olumlu cevap verip ruhunu teslim edince Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kardeşinizin cenaze namazını kılın.”[28] Tüm bu rivayetlerden anlaşılıyor ki Ehl-i kitap başta olmak üzere herkes dünyevi ve uhrevi kurtuluş için Allah’ın varlık ve birliğiyle beraber Hz. Peygamber’in risaletini de kabul etmek zorundadır.

 Kur’an-ı Kerim bir bütündür. İslâm bir bütündür. Kur’an-ı Kerim’in tek hükmünü reddeden; eskilerin deyimi ile zarurat-ı diniyeden bir emri veya yasağı inkâr eden dinin tamamını inkâr etmiş sayılır. “İmanın tadı Allah ve Resulünün her şeyden daha sevgili olması, kişinin sevdiğini yalnızca Allah için sevmesi ve küfre dönmekten ateşe atılırcasına tiksinmekle alınır.”[29] Hz. Muhammed (s.a.v.) son peygamberdir.[30] Onun risaletini ve sevgisini inkâr ederek hidayette olmak mümkün değildir. “Hz. Muhammed’in (s.a.v.) peygamberliğini kabul etmeden de insanlar kurtulabilir” diyenler, İslâm’ın son ve evrensel din oluşuna da gölge düşüren cahil ve art niyetli kimselerdir. Hz. Peygamber’in risaleti, modernite ve emperyalist dünya düzeni ile hesaplaşacak tek hak dindir. Onun risaletini dışta tutarak yol aramak emperyalizme ömür biçip hayat hakkı tanımaktan başka bir şey değildir. Ferasetli Müslüman ise bu oyuna gelmeyendir.

 

 


 


[1] A'raf 7 / 158.

[2] Sebe 34 / 28; Hz. Muhammed’in (s.a.v.) evrensel bir peygamber olması ile ilgili olarak bk. Nisa 4 / 79; En’am 6 / 19; Enbiya 21 / 107; Sa’d 38 / 87.

[3] Âl-i İmran 3 / 119.

[4] Âl-i İmran 3 / 85.

[5] Nisa 4 / 150-151.

[6] Bakara 2 / 285.

[7] Fetih 48 / 29.

[8]Nisa 4 / 136.

[9] Bagavi, Mealim’ü-t Tenzil, (muhtasar), s. 1024.

[10] Musannef, Abdurrezzak, no: 15946, VIII / 422.

[11] Serahsi, Usul, I / 73.

[12] Ahmed, Müsned, tah. Muhammed Şakir, no: 27216, X / 114-115.

[13] Nesaî, Sünen, Zekât, 23, H. no: 1, IV / 4.

[14] Buhari, 3, İlim, H. no: 97.

[15] Ahmed, Müsned, III / 177; Buhari, 8, İman, I / 9; Nesaî, Sünen, VIII / 114-115

[16] Ahmed, Müsned, V / 229.

[17] Müslim, 1, İman, 70, H. no: 240, I / 134.

[18] Ahmed, Müsned, tah. Muhammed Şakir, no: 19579, VII / 137.

[19] Hazin, el-Lübab, I / 162.

[20] İbn Sâd, Tabakat, II / 122; Hakim, Müstedrek, no: 4224, II / 671.

[21] Bk. Âl-i İmran 3 / 81; İbni Hişam, es-Siyre, I / 264.

[22] Bakara 2 / 146; En’am 6 / 20

[23] Ebu Cafer en-Nehhas, Meani’l-Kur’an, II / 407.

[24] İbni Hamza, Esbabu vurudi’l-hadis, no: 1776, III / 330; Suyutî, Esbabu vurudi’l-hadis, s. 313.

[25] Heysemî, Mecmau’z-zevaid, III / 42.

[26] Bu dalalet Hz. Musa’ya ittibadan kaynaklanan bir dalalet değildir. Aksine Allah’ın emrine uymayarak gönderilen elçiye; Hz. Muhammed’e uymamaktan kaynaklanan bir dalalettir.

[27] Abdurrezzak, Musannef, no: 10164, VI / 113; Ahmed, Müsned, III / 470; İbni Hamza, Esbabu vurudi’l-hadis, no: 1402, III / 135.

[28] Heysemî, Mecmau’z-zevaid, III / 42.

[29] Buhari, II, iman, 9, I / 9-10; Nesai, Sünen, VIII / 96.

[30] Ahzab 33 / 40; Tirmizi, 5, Siyer, no: 1553, IV / 123; Nesai, Gusül, no: 21, I / 209-210; Tahavî, Müşkilu’l-âsâr, no: 1298, II / 35.

MEHMET SÜRMELİ



Bu yazı 25 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
nöbetçi eczaneler
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Galatasaray 28 22 1 5 69 29 71 +40
2 Fenerbahçe 27 20 2 5 67 25 65 +42
3 Samsunspor 28 15 7 6 44 32 51 +12
4 Beşiktaş 27 13 6 8 41 27 47 +14
5 Eyüpspor 28 12 8 8 41 32 44 +9
6 Başakşehir FK 27 11 10 6 44 38 39 +6
7 Göztepe 27 10 9 8 45 35 38 +10
8 Gaziantep FK 27 11 11 5 36 36 38 0
9 Kasımpaşa 28 9 8 11 49 52 38 -3
10 Trabzonspor 27 9 9 9 44 32 36 +12
11 Antalyaspor 28 10 12 6 32 52 36 -20
12 Konyaspor 28 9 12 7 34 40 34 -6
13 Çaykur Rizespor 27 10 14 3 34 46 33 -12
14 Alanyaspor 28 8 13 7 32 42 31 -10
15 Sivasspor 28 8 14 6 38 46 30 -8
16 Bodrum FK 28 8 14 6 22 33 30 -11
17 Kayserispor 27 7 11 9 32 46 30 -14
18 Hatayspor 27 4 16 7 29 51 19 -22
19 Adana Demirspor 27 2 21 4 26 65 2 -39
Takım O G M B A Y P AV
1 Kocaelispor 31 18 5 8 47 25 62 +22
2 Fatih Karagümrük 31 16 7 8 50 30 56 +20
3 Erzurumspor FK 31 16 9 6 45 26 54 +19
4 Gençlerbirliği 31 14 8 9 40 32 51 +8
5 Bandırmaspor 31 14 8 9 41 38 51 +3
6 İstanbulspor 31 15 12 4 49 30 49 +19
7 Çorum FK 31 12 9 10 40 33 46 +7
8 Amed SK 31 11 7 13 35 28 46 +7
9 Boluspor 31 12 10 9 37 30 45 +7
10 Ümraniyespor 31 12 10 9 42 36 45 +6
11 Esenler Erokspor 31 11 9 11 44 38 44 +6
12 Iğdır FK 31 12 11 8 35 30 44 +5
13 Keçiörengücü 31 11 11 9 49 42 42 +7
14 Pendikspor 31 11 12 8 38 40 41 -2
15 Sakaryaspor 31 9 10 12 41 45 39 -4
16 MKE Ankaragücü 31 11 15 5 39 37 38 +2
17 Manisa FK 31 11 16 4 38 42 37 -4
18 Şanlıurfaspor 31 9 15 7 37 42 34 -5
19 Adanaspor 31 6 16 9 26 50 27 -24
20 Yeni Malatyaspor 31 0 31 0 11 110 21 -99
Takım O G M B A Y P AV
1 Sarıyer 28 20 2 6 69 18 66 +51
2 Batman Petrolspor 28 21 5 2 51 20 65 +31
3 GMG Kastamonuspor 28 16 2 10 48 21 58 +27
4 Altınordu 28 15 3 10 52 25 55 +27
5 Adana 1954 Futbol Kulübü 28 15 7 6 49 25 51 +24
6 İskenderunspor A.Ş. 28 12 6 10 43 29 46 +14
7 Beykoz Anadolu 28 13 9 6 38 37 45 +1
8 1461 Trabzon FK 28 10 11 7 35 32 37 +3
9 Fethiyespor 28 9 9 10 30 28 37 +2
10 Kırklarelispor 28 9 10 9 35 33 36 +2
11 24Erzincanspor 28 8 10 10 38 43 34 -5
12 Isparta 32 Spor 28 6 10 12 25 31 30 -6
13 Sincan Belediye Ankaraspor 28 7 13 8 31 35 29 -4
14 İnegölspor 28 7 10 11 31 41 29 -10
15 Kepezspor FAŞ 28 6 15 7 28 41 25 -13
16 Karaköprü Belediyespor 28 4 16 8 27 45 20 -18
17 Altay 28 6 19 3 23 61 18 -38
18 Hes İlaç Afyonspor 28 0 27 1 6 94 5 -88
Takım O G M B A Y P AV
1 Bursaspor 25 17 1 7 54 12 58 +42
2 Karşıyaka 26 16 4 6 50 23 54 +27
3 Belediye Kütahyaspor 25 14 5 6 45 26 48 +19
4 Düzcespor 25 13 5 7 33 22 46 +11
5 Muş Spor Kulübü 25 11 4 10 33 20 43 +13
6 Silifke Belediye Spor 25 11 7 7 42 28 40 +14
7 Anadolu Üniversitesi 25 10 8 7 33 28 37 +5
8 Artvin Hopaspor 25 8 8 9 17 24 33 -7
9 Kahramanmaraşspor 25 8 12 5 27 34 29 -7
10 Bulvarspor 25 7 11 7 29 44 28 -15
11 Tokat Bld Plevnespor 25 6 11 8 21 25 26 -4
12 Bornova 1877 25 5 10 10 31 42 25 -11
13 Kırşehir Futbol SK 25 6 13 6 23 44 24 -21
14 23 Elazığ Futbol Kulübü 25 5 12 8 15 25 23 -10
15 Kuşadasıspor 26 6 18 2 22 47 20 -25
16 Ergene Velimeşe 25 3 17 5 11 42 14 -31
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 04/04/2025 Adana Demirspor vs Kayserispor
 05/04/2025 Çaykur Rizespor vs Sivasspor
 05/04/2025 Başakşehir FK vs Konyaspor
 05/04/2025 Antalyaspor vs Samsunspor
 06/04/2025 Alanyaspor vs Bodrum FK
 06/04/2025 Hatayspor vs Eyüpspor
 06/04/2025 Fenerbahçe vs Trabzonspor
 07/04/2025 Göztepe vs Gaziantep FK
 07/04/2025 Kasımpaşa vs Beşiktaş
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 04/04/2025 İstanbulspor vs Yeni Malatyaspor
 04/04/2025 Amed SK vs Iğdır FK
 04/04/2025 Şanlıurfaspor vs Boluspor
 05/04/2025 Manisa FK vs Keçiörengücü
 05/04/2025 Sakaryaspor vs Adanaspor
 05/04/2025 Çorum FK vs Esenler Erokspor
 05/04/2025 Fatih Karagümrük vs Erzurumspor FK
 06/04/2025 Ümraniyespor vs Pendikspor
 06/04/2025 Bandırmaspor vs Kocaelispor
 06/04/2025 MKE Ankaragücü vs Gençlerbirliği
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 02/04/2025 Fethiyespor vs 1461 Trabzon FK
 02/04/2025 Batman Petrolspor vs Karaköprü Belediyespor
 02/04/2025 Beykoz Anadolu vs Adana 01 Futbol Kulübü
 02/04/2025 GMG Kastamonuspor vs Altınordu
 02/04/2025 Isparta 32 Spor vs Kepezspor FAŞ
 02/04/2025 Kırklarelispor vs İnegölspor
 02/04/2025 Sincan Belediye Ankaraspor vs Sarıyer
 06/04/2025 Adana 01 Futbol Kulübü vs İskenderunspor A.Ş.
 06/04/2025 Batman Petrolspor vs İnegölspor
 06/04/2025 Sincan Belediye Ankaraspor - 24Erzincanspor Sincan Belediye Ankaraspor ligdeki son 5 maçında hiç kaybetmedi  Sincan Belediye Ankaraspor yenilmez
 06/04/2025 Sincan Belediye Ankaraspor - 24Erzincanspor 24Erzincanspor ligdeki son 10 maçında hiç kazanamadı  Sincan Belediye Ankaraspor yenilmez
 06/04/2025 Batman Petrolspor - İnegölspor Batman Petrolspor ligde evindeki son 13 maçında hiç kaybetmedi  Batman Petrolspor yenilmez
 06/04/2025 GMG Kastamonuspor - Kırklarelispor GMG Kastamonuspor ligdeki son 15 maçında hiç kaybetmedi  GMG Kastamonuspor yenilmez
 06/04/2025 Fethiyespor - Kepezspor FAŞ Fethiyespor ligde evindeki son 8 maçında hiç kaybetmedi  Fethiyespor yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 02/04/2025 Anadolu Üniversitesi vs Kırşehir Futbol SK
 02/04/2025 Düzcespor vs Bornova 1877
 02/04/2025 Ergene Velimeşe vs 23 Elazığ Futbol Kulübü
 02/04/2025 Kahramanmaraşspor vs Bursaspor
 02/04/2025 Muş Spor Kulübü vs Bulvarspor
 02/04/2025 Silifke Belediye Spor vs Belediye Kütahyaspor
 02/04/2025 Tokat Bld Plevnespor vs Artvin Hopaspor
 06/04/2025 Anadolu Üniversitesi vs Düzcespor
 06/04/2025 Muş Spor Kulübü - Tokat Bld Plevnespor Tokat Bld Plevnespor ligde deplasmandaki son 7 maçında hiç kazanamadı  Muş Spor Kulübü yenilmez
 06/04/2025 Bursaspor - 23 Elazığ Futbol Kulübü 23 Elazığ Futbol Kulübü ligdeki son 5 maçında hiç kazanamadı  Bursaspor yenilmez
 06/04/2025 Silifke Belediye Spor - Bornova 1877 Bornova 1877 ligdeki son 10 maçında hiç kazanamadı  Silifke Belediye Spor yenilmez
 06/04/2025 Muş Spor Kulübü - Tokat Bld Plevnespor Muş Spor Kulübü ligde evindeki son 12 maçında hiç kaybetmedi  Muş Spor Kulübü yenilmez
 06/04/2025 Bursaspor - 23 Elazığ Futbol Kulübü Bursaspor ligde evindeki son 13 maçında hiç kaybetmedi  Bursaspor yenilmez
 06/04/2025 Anadolu Üniversitesi - Düzcespor Anadolu Üniversitesi ligde evindeki son 9 maçında hiç kaybetmedi  Anadolu Üniversitesi yenilmez
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
HABER ARA
YUKARI